Yine mi Aynı Döngü?
Tekrarlayan İlişki Kalıplarını Anlamak
Bazı ilişkiler başlarken umutla dolar içimiz. Bu kez farklı olacak, deriz. Ama zaman geçtikçe tanıdık sahneler tekrar sahneye çıkıverir. Yine anlaşılmadığımızı hissederiz. Yine yalnız kalırız. Yine karşı taraf “fazla” olur, “yetersiz” olur, ya da biz oluruz… Ve o iç ses yükselir: “Yine mi aynı döngü?”
Peki neden bazı ilişkilerde aynı filmi farklı oyuncularla tekrar tekrar izliyor gibi hissederiz?
Eski Senaryolar, Yeni Rollerde
Tekrarlayan ilişki kalıpları genellikle farkında olmadan taşıdığımız geçmiş deneyimlerin bir uzantısıdır. Özellikle çocukluk döneminde geliştirdiğimiz bağlanma stilleri (Bowlby, 1988), ilişkilerde nasıl yakınlaştığımızı, sınır çizdiğimizi ya da çatışmalardan nasıl kaçındığımızı belirler.
Örneğin, kaçıngan bağlanan bireyler, yoğun duygusal yakınlıktan rahatsız olabilirken; kaygılı bağlananlar, sürekli olarak terk edilme korkusuyla hareket edebilir (Mikulincer & Shaver, 2007).
Ve evet, bu kalıplar çoğu zaman bilinçdışıdır. Yani farkında bile olmadan bir partnerde güvenlik hissi yerine “tanıdıklık” ararız — ve bu tanıdıklık her zaman sağlıklı olmayabilir.
Şemalar ve İç Sesler: “Ben Yetersizim”
Bağlanma kalıpları kadar etkili bir diğer yapı da şemalardır. Jeffrey Young’ın Şema Terapi modeli (Young et al., 2003), bireylerin yaşamlarının erken dönemlerinde edindiği negatif inançları (örn. “Sevgiye layık değilim”, “İnsanlar güvenilmezdir”) açıklamak için kullanılır.
Bu şemalar, partner seçimlerimizi etkileyebilir. Yetersizlik şeması olan biri, kendisini aşağılayan ya da görmezden gelen biriyle ilişki kurabilir. Çünkü bu, zaten kendisi hakkında inandığı şeye hizmet eder.
Ve işte o döngü burada başlar:
Hissederiz → Hareket ederiz → Aynı sonucu alırız → İnancımız pekişir.
Neden Bu Döngüyü Kırmak Bu Kadar Zor?
Çünkü tanıdık olan, güvenliymiş gibi gelir. Yeni bir şey denemek, risk almak, savunmasız kalmak demektir. Üstelik ilişki içindeki davranışlarımız sadece “kendi geçmişimiz” değil, partnerimizin geçmişiyle de dans eder.
Fonksiyonel Analitik Psikoterapi (FAP) gibi ilişkisel yaklaşımlar, bu döngülerin ancak şu anki ilişkisel davranışlara dikkat edilerek değiştirilebileceğini savunur (Kanter et al., 2005).
Yani döngüyü kırmanın ilk adımı fark etmektir.
Döngüyü Fark Et, Alan Aç
Peki bu farkındalıkla ne yapabiliriz?
-
Hangi durumlarda benzer hissettiğini not al. Hangi duygular, hangi davranışlarla tetikleniyor?
-
Partnerinle açık iletişim kur. Tekrarlanan kalıplar hakkında konuşmak, ilişkide yeni bir yol açabilir.
-
Profesyonel destek almayı düşün. Özellikle kökleşmiş şemalarla başa çıkmak bazen profesyonel destekle çok daha kolay hale gelir (Leahy et al., 2011).
-
Kendine şefkatli yaklaş. Aynı döngülere düşmek seni “zayıf” yapmaz. Bu, büyümemiş olduğun anlamına gelmez. Aksine, bu farkındalıkla durabilmek başlı başına bir güçtür.
Aynı Hikayeyi Yazmak Zorunda Değilsin
İlişkilerde tekrar eden kalıplar sadece bir yazgı değil. Onları fark etmek, çözmek ve yeni yollar denemek mümkün.
Ve unutma:
Aynı şeyi tekrar tekrar yaşamak, bazen bir alışkanlıktır. Ama alışkanlıklar değiştirilebilir.
Belki bu yazıyı okurken sende de “ben de böyle hissediyorum” duygusu uyanmıştır.
Öyleyse kendine şu soruyu sorabilirsin:
“Ben hangi döngüyü fark ettim, ve bu döngü bana ne anlatıyor?”
Dilersen bu sorunun cevabını bizimle paylaşabilirsin, ya da sadece kendin için bir kenara not edebilirsin. Bu adım bile o eski senaryoyu değiştirmeye başlamak için yeterli olabilir.
Kaynakça
-
Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development. Basic Books.
-
Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2007). Attachment in Adulthood: Structure, Dynamics, and Change. Guilford Press.
-
Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide. Guilford Press.
-
Kanter, J. W., Tsai, M., & Kohlenberg, R. J. (2005). Functional Analytic Psychotherapy: Creating Intense and Curative Therapeutic Relationships. Springer.
-
Leahy, R. L., Tirch, D. D., & Napolitano, L. A. (2011). Emotion Regulation in Psychotherapy: A Practitioner’s Guide. Guilford Press.
