top of page

Yine Mi Aynı Hedefler? Yoksa Hiç Hedef Koymasak mı Bu Yıl?

Yılın bu zamanları geldiğinde birçok kişi ajandalarını açıyor, yeni hedefler yazıyor ya da en azından içten içe “Bu sene farklı olacak” diyor. Ama bazen de şöyle bir soru beliriyor içimizde: Gerçekten yeni hedefler koymak zorunda mıyım? Ya bu yıl sadece nefes almak, sadece olduğum yerde kalmak istiyorsam?

Bu yazıda, yeni yıl hedefleri koymanın psikolojik dinamiklerine, neden bazı hedeflerin bizi motive ederken bazılarının ağırlık gibi geldiğine ve eğer hedef koymak istiyorsak bunu nasıl daha sürdürülebilir ve gerçekçi yapabileceğimize birlikte bakalım. Hem iç sesimizi duymaya alan açalım, hem de değişim arzusunu daha şefkatli bir yerden ele alalım.

 

Her Yıl Aynı Döngüde Sıkışıp Kalmak

Birçok kişi yeni yıl yaklaşırken kendini suçlulukla karışık bir yetersizlik hissiyle buluyor. “Geçen yıl başladım ama yarım kaldı”, “Yine olmadı” ya da “Her seferinde aynı şeyleri yazıyorum” gibi cümleler sıkça duyduğum ifadeler. Peki neden?

Çünkü hedef koymak tek başına değişimi garantilemiyor. Zihin yeni ve bilinmeyen olana karşı doğal bir direnç gösteriyor. Lally ve arkadaşlarının (2010) yürüttüğü araştırmaya göre, bir alışkanlığın kalıcı hale gelmesi için ortalama 66 gün düzenli tekrar gerekiyor. Yani hedeflerimizi yalnızca bir motivasyon dalgasıyla değil, sabır ve sürdürülebilirlikle desteklememiz gerekiyor.

Fakat burası önemli: Bu tür veriler hedef koymamız gerektiğini değil, eğer hedef koyuyorsak bunu nasıl daha bilinçli yapabileceğimizi gösteriyor. Hedef koymak istemiyorsan, bu da bir seçimdir. Bazen de hiçbir hedef koymadan geçen bir yıl, en çok büyüdüğümüz, en çok dinlendiğimiz yıl olabilir.

 

Hedef Koymadan da Güzel Bir Yıl Geçebilir

Psikolojik olarak anlamlı değişimler bazen sessizdir. Planlı değil de sezgisel gelişir. Belki bu yıl sadece olduğun yere biraz daha köklenmek, hayatında zaten var olanları biraz daha fark etmek istersin.

Hedef koyma baskısı, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan başarı hikayeleriyle daha da artıyor. Herkes koşarken durmak neredeyse yasak gibi geliyor. Ama insan zihni koşullanmaya değil, farkındalığa daha iyi yanıt veriyor. Kabul ve

 

Adanmışlık Terapisi (ACT) bu noktada devreye giriyor: Kişinin kendi değerleriyle temasta kalması ve bu değerler doğrultusunda küçük ama anlamlı adımlar atması, uzun vadede daha tatmin edici bir yaşam sunuyor (Hayes et al., 2006).

 

 

Eğer Hedef Koymak İstiyorsan…

Hedef koymak istiyorsan harika — ama biraz farklı bir şekilde deneyelim mi bu yıl?

  1. Gerçekten Senin mi? Hedefin sana mı ait, yoksa toplumsal beklentilere mi yanıt veriyor? “İngilizce öğrenmeliyim” derken aslında buna gerçekten istekli misin, yoksa sadece ‘öyle olmalı’ diye mi düşünüyorsun?

  2. Küçük Adımlar Daha Kalıcıdır Stanford Üniversitesi’nden B.J. Fogg’un araştırmaları, büyük motivasyonlar yerine küçük alışkanlıkların daha etkili olduğunu gösteriyor (Fogg, 2020). Örneğin “Her gün 1 saat meditasyon” yerine “Her sabah 1 dakika nefes farkındalığı” gibi ulaşılabilir hedefler belirlemek hem başarıyı artırır hem de motivasyonu sürdürür.

  3. Esnek Düşün, Sert Olma Her şey plana göre gitmeyebilir. ACT yaklaşımı bize, hayatın kontrol edemediğimiz yönlerini kabul etmeyi ve buna rağmen hareket etmeyi öğretiyor. Bir gün programına uymamak, o hedefi tamamen bırakman gerektiği anlamına gelmez. Esneklik burada en büyük yardımcın.

  4. Paylaş ve Destek Al Hedeflerini paylaşmak, yalnız olmadığını hissetmeni sağlar. Araştırmalar, hedeflerini yazan ve paylaşan kişilerin daha yüksek başarı oranına sahip olduğunu gösteriyor (Matthews, 2015).

 

Belki Bu Yılın Hedefi: Hedefsiz Olmanın Özgürlüğü

Yeni yılın seni bir versiyonuna dönüştürmek zorunda olmadığını bilmek rahatlatıcı olabilir. Hedef koymak istiyorsan, bunu bilinçli ve şefkatli bir yerden yapabilirsin. Ama istemiyorsan da sorun yok. Bazen sadece “olmak”, “dönüşmek” ten daha kıymetli olabilir.

Şimdi sana sorayım:

Bu yıl gerçekten neye ihtiyacın var?

Kendine kulak vermek, tüm hedeflerden daha kıymetli olabilir.

 

Kaynakça

  • Lally, P., van Jaarsveld, C. H., Potts, H. W., & Wardle, J. (2010). How are habits formed: Modelling habit formation in the real world. European Journal of Social Psychology, 40(6), 998-1009.

  • Fogg, B. J. (2020). Tiny Habits: The Small Changes That Change Everything. Houghton Mifflin Harcourt.

  • Hayes, S. C., Strosahl, K. D., & Wilson, K. G. (2006). Acceptance and commitment therapy: An experiential approach to behavior change. Guilford Press.

  • Matthews, G. (2015). Goal setting and performance in small groups: Effects of shared goals and goal agreement. Journal of Applied Psychology, 100(1), 185–198.

bottom of page